Makaleler / Elektronik / İletişim Teknolojisi / 3G Nedir ?


Yazar: Dr.M. Murat CANDAN
Gönderen: Admin   Tarih: 31-05-2009 05:05
Yorumlar: (0)   Oylar:
ÜÇÜNCÜ NESİL MOBİL TELEKOMÜNİKASYON SİSTEMLERİİÇİN TÜRKİYE’DE UYGULANACAK FREKANS BANDI, LİSANS, SERVİSLER, UYGULAMALAR VE ÜLKEMİZDEKİ DURUMU


Özet

Üçüncü Nesil (3G); sayısal ses, paket tabanlı veri, görüntü, çoğul ortam uygulamalarının, farklıhareketlilik ortamlarında 144 kbps’dan 2 Mbps’a kadar hızlarda sunulabilmesini sağlayan bir teknolojidir. 3G tanımlamaları daha çok veri iletim hızı ile gündeme gelse de Ülkemizin de üyesi bulunduğu UluslararasıTelekomünikasyon Birliği (ITU), hıza ilişkin belirlemelerin yanında, hem karasal hem de uydu sistemlerini kullanabilen, 2G ve sabit sistemlerle uyumlu çalışabilen ve bunun yanında evrensel dolaşım, daha kaliteli hizmet sağlama, devre ve paket anahtarlamalı veri iletimini destekleme gibi bazı teknik özellikleri karşılayabilen sistemleri 3G olarak kabul etmiştir.

Bu bildiride, 3G mobil telekomünikasyon sistemleri, verilebilecek hizmetler, bu konuya ilişkin Avrupa Birliği düzenlemeleri, ülke uygulamaları, ülkemizde 3G yetkilendirme çalışmalarında gelinen nokta, 2007 yılıiçinde yapılacak 3G ihalesi ve kullanıcılara getireceği yeniliklerin neler olduğu hakkında bilgi verilmektedir.

1. GİRİŞ

Son 20-30 yıl içinde, gerek teknik gerekse kurumsal açıdan yenilikçi özellikler taşıyan telekomünikasyon teknolojileri bilgi teknolojileri ile birlikte sosyal yaşamıyeniden şekillendirdi. Optik kanallardan ses ve veri yollama, internet dâhil olmak üzere bilgisayar ağları, telli ve telsiz, telekomünikasyon ağlarıya da uydu iletişim sistemleri ve uydu ağları gibi uygulamalar, varlıklarını telekomünikasyon teknolojilerindeki gelişmelere ve teknolojiler arasındaki yakınsamaya borçludur. Daha da geniş bir çerçeve içinde, otomatik ses verilerini tanıma, görüntü tanıma ve iyileştirme, veri sıkıştırma ve kaydetme teknolojileri gibi sayısal işaret ve görüntü işleme uygulamaları, telekomünikasyonun önemli alt bölümleri olarak gelişmektedir[1].

Her geçen gün yeni bir gelişmenin kaydedildiği telekomünikasyon sektöründe, mobil şebekeler üzerinden sadece ses hizmetleri değil, aynı zamanda genişbant veri hizmetleri de rahatlıkla sunulabilir hale gelmiştir. 1. Nesil (1G) olarak ifade edilen analog sistemlerin sadece ses temelli hizmetler sunabilmesi, hizmet kalitesinde sıkıntılar yaşanması, küreselleşememesi ve bu teknolojilerin hizmet çeşitliliğini sağlayamaması sebebi ve sayısal teknolojinin gelişimi ve üstünlüklerinin anlaşılmasıyla, 1G sistemleri zamanla kullanımdan kaldırılarak, 2. Nesil (2G) sistemlerine geçişler başlamıştır. Ancak, kısa bir süre sonra, 2G teknolojisi ile sesin yanında oldukça düşük hızlarda da olsa yapılan veri iletimi, talepler karşısında yetersiz kalmıştır. Bu durum yeni bir kuşağın ortaya çıkmasında itici güç oluşturmuştur. Dolayısı ile mobil şebekelerde sesin yanında hızlı veri iletimini teknik imkanlar dahilinde geliştirme çalışmalarıbaşlatılmış olup 2,5. Nesil (2,5N) diye tabir edilen ve temeli 2G şebekelerindeki veri iletim hızını artırmaya yönelik olan teknolojiler geliştirilmiştir.

Çağımızın vazgeçilmezleri arasında yer alan mobil iletişim, günümüzde mobil genişbant kavramıyla yeni bir boyut kazanmakta olup mobil şebekeler üzerinden genişbant hizmetleri alabilmek de zaruri bir ihtiyaç haline gelmektedir. Mobil kullanıma olan bağımlılık arttıkça, bu şebekeler üzerinden sunulan katma değerli hizmetler de hızla çeşitlendirilmekte ve genişbant ihtiyacı da beraberinde artmaktadır. Bu artışla birlikte 2,5N sistemleri de bazı kullanıcı kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmıştır. Bu sebeple teknoloji üreticileri yeni bir kuşak olan ve hem ses hem de hızlı veri iletimine imkân sağlayan Üçüncü Nesil (3G) genişbant teknolojisini geliştirmişlerdir.

Ancak, Dünyada 1999-2000 yıllarında 3G lisanslarıverilmeye başlamasına rağmen, işletmecilere getirilen mali yükümlülüklerin ağır olması, yaşanan ekonomik kriz ve terminal cihazlarının temininde yaşanan darboğaz, ilk etapta beklenilen başarıların yakalanamamasındaki temel etkenler arasında sayılabilir. Bununla birlikte, 2003-2004 yıllarından itibaren 3G şebekelerinin ticari olarak hizmete sunumunun artmasıyla birlikte, abone sayılarında da hızlı artışlar kaydedilmiştir. Hatta 2G ve 3G abone sayılarının artışına ilişkin veriler incelendiğinde, hizmetin sunumunun başlangıç yıllarında 3G abone artışının 2G abone artışından daha hızlı olduğu görülmektedir [2].


2. ÜÇÜNCÜ NESİL MOBİL TELEKOMÜNİKASYON SİSTEMLERİ

3G mobil telekomünikasyon sistemlerinin çerçevesi 17 Mayıs 1865 yılında kurulan ve Ülkemizin de Kurucu Üyeleri arasında yer aldığı UluslararasıTelekomünikasyon Birliği (International Telecommunications Union -ITU) tarafından belirlenmiştir. ITU, hem karasal hem de uydu sistemlerini kullanabilen, 2G ve sabit sistemlerle uyumlu çalışabilen ve bunların yanı sıra,

-Yüksek hareketlilik içeren her türlü telsiz ortamında 144 Kbit/sn, düşük hareketli ortamlarda 384 Kbit/sn, hareketsiz ortamlarda da 2 Mbit/sn veri iletimini sağlayabilen,

-Çift yönlü veri iletebilme yeteneği olan,

-Hem devre anahtarlamalı hem de paket anahtarlamalı veri iletimini destekleyebilen,

-Daha kaliteli ses hizmeti sağlayabilen, Spektrumu verimli kullanabilen,

-2G Sistemleri ile kesintisiz iletişimsağlayabilen, Uluslararası dolaşım yeteneği bulunan,

-Çoklu ortam uygulamaları için terminallere aynı anda birden fazla hizmet sunulabilen


mobil telekomünikasyon sistemlerini 3G olarak kabul etmiştir. Bu sistemler ITU tarafından genellikle IMT­2000 sistemleri olarak ifade edilmektedir [3].

Diğer taraftan, Avrupa Parlamentosunun ve 14 Aralık 1998 tarihli Konseyin 128/1999/EC Kararına göre UMTS, GSM gibi ikinci nesil sistemlerin yeteneklerinin ötesinde özellikle yenilikçi çoklu ortam hizmetlerini destekleme ve karasal ve uydu bileşenlerinin birlikte kullanılması yeteneğine sahip üçüncü nesil mobil ve telsiz iletişim sistemini ifade etmektedir. Bu sistemin en az aşağıdaki özellikleri desteklemesi gerekmektedir.

-Çoklu ortam yeteneği, farklı coğrafi alanlarda GSM gibi 2G sistemlerin yeteneklerinin ötesinde tam ve düşük mobiliteli uygulamalar,

-İnternete, iç ağlara ve diğer IP tabanlıhizmetlere verimli erişim,

-Sabit şebekelere eşit, yüksek kaliteli ses iletimi,

-Ayrık IMT-2000/UMTS ortamları arasında, uygun olduğu durumlarda, hizmet taşınabilirliği (Ör: kamu/özel/iş; sabit/mobil),

-GSM'le ve IMT-2000/UMTS şebekelerinin karasal ve uydu bileşenleri arasında tam dolaşım ve kesintisiz bir ortamda çalışma,

-Telsiz erişim şebekesi: Tüm hizmetlere (eşzamansız trafiği destekleyen ve uyumlaştırılmış frekans bantlarında bant genişliği / isteğe bağlı veri hızına izin veren paket veri tabanlı hizmetler dahil) erişim için yeni karasal hava arayüzleri,

-Çekirdek şebeke: Sabit/mobil yakınsamasınıdikkate alarak mevcut çekirdek şebeke sistemlerinin (ör: geliştirilmiş GSM şebekesi) evrimi üzerine kurulu tam bir dolaşım işlevi de dahil olmak üzere çağrı yönetimi, hizmet denetimi, konum ve mobilite yönetimi.


ITU ve AB’nin bu belirlemelerine rağmen, 3G sistemlerinin yetenekleri daha çok iletim hızı ile gündeme gelmektedir. Hız, herhangi bir hizmetin kalitesini belirleyen temel etkenlerden olsa da uluslararası dolaşımın desteklenebilmesi, spektrumun verimli kullanılması gibi ITU tarafından belirlenen diğer özellikler de 3G sistemlerinin taşıması gereken özelliklerindendir ve bunların hepsinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Başlangıçta, IMT-2000 ile tek bir standart hedeflenmesine rağmen bölgesel ve ulusal farklılıklarıçözmek amacıyla, 1998 yılında 3GPP (Üçüncü Nesil Ortaklık Projesi) kurulmuş ancak bu organizasyon Avrupalı GSM tedarikçilerinin etkisinde kalmıştır. Hemen ardından da ABD’li CDMA tedarikçilerinin desteklediği 3GPP2 (Üçüncü Nesil Ortaklık Projesi 2) Forumu oluşturulmuş [1] ve yine bölgesel farklılığa doğru bir gelişme görülmüştür. Birliktelik sağlamaya yönelik bu projelere rağmen, katılımcıların bölgesel ve ulusal menfaatlerini ön plana çıkarmaları sonucu tek bir IMT-2000 standardına erişmek imkansız hale gelmiştir. Tek bir standardı imkânsız kılan baş unsur ekonomi faktörüydü [4]. Hedeflen tek standart yerine onaylanan birden fazla standarttan Şekil 1’de yer alan beşi ön plana çıkmaktadır.


Şekil 1. ITU Tarafından Belirlenen IMT-2000 Karasal Telsiz Arayüzleri


Bununla birlikte, Avrupa’nın desteklediği WCDMA ve Amerika’nın desteklediği CDMA2000 standartlarıgünümüzde en çok kullanılan 3G standartlarınıoluşturmaktadır.
1G’den itibaren dünyanın farklı bölgelerinde uygulanan farklı mobil sistemlerin 3G’ye doğru gelişimi de farklısenaryolar üzerinden gerçekleşebilmektedir. Herhangi bir 3G standardını kullanacak 3G şebekesini baştan oluşturmak mümkün olsa da, 3G sistemlerine yapılacak yatırım maliyetlerinin azaltılmasını teminen mevcut altyapılarından azami ölçüde yararlanabilmek için, işletmeciler genellikle kendi ülkelerinde kullanılmakta olan 2G sistemleri üzerine inşa edilebilecek uygun 3G standardını tercih etmektedir. Bu sebeple de başlangıçta tek bir 3G standardı için yola çıkılmış olmasına rağmen daha sonra ITU, ülkelerin çıkarları doğrultusunda birden fazla 3G standardı benimsemek zorunda kalmıştır. Şekil 2’de 3G’ye geçiş aşamasında izlenilen yollar gösterilmektedir [1].


Şekil 2. 3G ve Sonrasına Doğru Gelişim


Geçiş süreçleri,işletmecilerinkendi ekonomik kararlarının yanında ülkelerin coğrafi konumları, stratejik ve finansal hedefleri doğrultusunda da şekillenebilmektedir. Bu nedenle, GSM işletmecileri, TDMA işletmecileri ve Japonya’daki PDC sistemlerini kullanan işletmeciler, 3G’ye geçiş yolunda, WCDMA’i; CdmaOne işletmecileri ise, CDMA2000’i tercih etmektedirler. Bu nedenle her işletmeci için en uygun tek bir çözüm bulmak imkânsızlaşmakta ve standartların geliştirilmesi aşamasında olduğu gibi geçiş sürecinde farklı yollar izlenebilmektedir.

Mobil şebekeler üzerinden daha gelişmişve daha fazla bant genişliği sunabilecek teknolojilerin geliştirilmesine yönelik talep beklentisi nedeniyle mobil şebeke endüstrisinde yer alan bazı oyuncular tarafından 3G sonrası sistemlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar başlamış durumdadır. Bunlar 3G sistem yeteneklerinin artırılmasının yanında, yeni kuşak şebekelerin de tanımlanması üzerine odaklanmaktadır. 3G şebekelerinin bir sonraki adımı bazı endüstri çevreleri tarafından “3G sonrası” şeklinde ifade edilirken, bazıçevreler tanımlamaları daha da özelleştirerek “3,5 G” ve sonraki kuşak olarak da “4G” ifadesine yer vermektedirler. 3,5 G’de temel olarak 3G sistemlerinin kapasitesi artırılırken, 4G konusundaki çalışmalar devam etmekte ve hâlihazırda 4G tanımlamalarıüzerinde endüstriyel çevrede bir fikir birliği sağlanamamıştır. Bazı teknoloji üreticileri 4G’yi mobil ortamda 100 Mbit/sn ile 1 Gbit/sn arasında hız sağlayabilecek bir sistem olarak tanımlarken bazıları da mevcut kablosuz teknolojilerinin ortak bir platformda çalışmasını sağlayacak tümleşik bir sistem olarak değerlendirmektedir.


2.1. Avrupa Birliği Düzenlemeleri

2.1.1.UMTS Kararı (128/1999/EC Kararı)


Avrupa Komisyonu, ticari taleplere uygun olarak iç pazar ilkeleri temelinde UMTS şebekelerinin ve hizmetlerinin Birlik içerisinde hızlı ve koordineli bir şekilde hizmete sunulması amacıyla 1998 yılında bir karar almıştır [5].

Bu karara göre;

1.AB’ye üye devletler, en geç 1 Ocak 2002 tarihine kada3,5Nr UMTS hizmetlerinin koordineli ve aşamalı bir şekilde hizmete sunulmasınısağlamak üzere kendi bölgelerinde her türlü çalışmayı yapacaklar ve özellikle UMTS için 1 Ocak 2000 tarihinden geç olmamak üzere bir yetkilendirme sistemi oluşturacaklardır (Madde 3.1)

2.Üye devletler, ETSI tarafından geliştirilen veya onaylanan standartlara uygun olarak ve CEPT tarafından uyumlaştırılan frekans bantlarında UMTS’in kurulmasını temin edeceklerdir (Madde 3.3)

3.Üye devletler, teknik imkânsızlıklar nedeniyle, yetkilendirme sistemlerini oluşturma ve UMTS hizmetlerinin sunumunu sağlama konusunda belirtilen süreyi 12 ay daha uzatabileceklerdir.

Bu kararlara göre, yetkilendirmede üye devletlere tanınan yetkilendirme sistemini oluşturma ve UMTS hizmetlerinin sunumunu sağlama süreleri, teknik imkânsızlıkların da göz önüne alındığı varsayılırsa 1 Ocak 2003 tarihinde dolmuş durumdadır. Ayrıca UMTS Kararı 22 Ocak 2003 tarihi itibarı ile süresi bitmişdurumdadır (14. Madde gereği).

UMTS, AB tarafından tercih edilen bir teknoloji olarak seçilmiştir. AB Komisyonu, Birlik içerisinde uluslararası dolaşımı kolaylaştırmak amacıyla 3G sistemleri için lisans verilirken, üye ülkelerin en azından 1 adet WCDMA telsiz ara yüzünü kullanan UMTS lisansı vermelerini istemektedir. Bu gereksinim haricinde diğer tahsisler, DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) anlaşmalarına göre, her türlü 3G standardına açık bırakılmıştır [1,6].

2.1.2 Yetkilendirme Direktifi

1997 tarihli Lisanslama Direktifi (97/13/EC), 2002 tarihli yeni AB düzenleyici paketinde Yetkilendirme Direktifi (2002/20/EC) olarak değiştirilmiş durumdadır. Ancak 3G lisanslarının verilmeye başlandığı zaman üye ülkeler Lisanslama Direktifi hükümlerine göre lisans vermişlerdir.
Lisanslama Direktifine göre Üye devletler sadece;

1.Radyo frekansı ve numara gibi kıt kaynakların etkin kullanımınıtemin etmek üzere herhangi bir telekomünikasyon hizmeti için verilecek bireysel lisans sayısını sınırlandırabilmektedir (Madde 10.1).

2.Tarafsızlık, ayrım gözetmeme ve şeffaflık ilkeleri gibi bazı seçim kriterlerini dikkate alarak bireysel lisanslarıverebilir. Herhangi bir seçim, rekabetin gelişmesini kolaylaştırmak ve kullanıcılara yönelik faydaları artırmaya yönelik olmalıdır (Madde 10.3) [7].

Lisanslama Direktifi ve UMTS Kararı, AB’ye üye ülkelerinde 3G yetkilendirmesi için yasal bir zemin oluşturmaktadır. Lisanslama Direktifi temel ilkeleri ortaya koyarken, yetkilendirme yöntemleri konusunda herhangi bir sınırlama getirmemektedir. Ulusal idareler ve düzenleyici kurumlar kendi lisanslama modellerini oluşturma konusunda serbest bırakılmıştır.

AB’ye üye ülkeler, UMTS Kararı ve Lisanslama Direktifi’nin yanında diğer AB mevzuatı ve kendi yasal çizgileri içerisinde 3G lisanslarını vermişlerdir. 2005 Yılı Eylül ayı itibarıile AB’ye yeni katılan ülkelerin de etkisiyle lisans sayısı 79’a yükselmiş durumdadır. Şekil 3’de AB’deki UMTS lisans durumu görülmektedir. Birlik içerisinde birçok ülkede 2G işletmecilerinin UMTS lisansına da sahip oldukları görülürken, bazıUMTS işletmecileri de sadece 3G şebekeleri üzerinden hizmet vermek üzere piyasaya giriş yapmışlardır.


Şekil 3: 25 AB ülkesinde Ticari olarak faaliyete geçen işletmeciler UMTS lisanslı işletmeciler [8].

2.2 Ülke Uygulamaları
Tablo 1’de, ülkelere ilişkin 3G lisanslarının verilişyöntemi, lisansların veriliştarihleri, lisans ücretleri ve lisansların geçerlilik sürelerini içeren bilgiler yer almaktadır [9].


Tablo 1. Ülke Uygulamaları


3. UMTS/IMT-2000 SPEKTRUMU

Dünyanın birçok bölgesinde, UMTS/IMT-2000 operatörleri için ayrılmış olan spektrum WARC-92’de ve ITU-Telsiz Tüzüğü (Radio Regulations) içinde tanımlanan frekans bandlarıdır. UMTS/IMT-2000 için tanımlanan 1885-2025 MHz ve 2110-2200 MHz bandısistemin ilk kurulumunda, ana bandlar olarak değerlendirilmektedir [10].

Şekil 4’de, bazı ülke ve bölgelere göre UMTS/IMT­2000 spektrum planlaması görülmektedir. Şekilde de görüldüğü gibi bazı ülkelerin planlamaları WARC­92’de varılan anlaşmalardan farklıdır. Birçok ülke, UMTS/IMT-2000 uygulamasına başlamak için WARC-92 ile tanımlanan bandları kullanmakla birlikte mevcut durum, pazar ihtiyacı ve ekonomik konuları da dikkate alarak WRC-2000’de tanımlanan bandları ya da WARC-92 ve WRC-2000 bandlarının oluşturduğu kombinasyonu içeren bandlarda kullanıma başlamıştır [11]. 3. nesil mobil iletişim sistemlerinin ilk gelişimi ana bandlarda olmakla birlikte, UMTS/IMT-2000 teknolojisi WRC-2000’de tanımlanan ilave bandlarda kullanılacak şekilde geliştirilmelidir.


Şekil 4. IMT-2000 Frekans Bandları


UMTS ile ilgili olarak, ERC tarafından 1997 yılında hazırlanan ilk Karar ERC/DEC/(97) 07’dir [12]. O tarihten itibaren, Avrupa’da üreticiler, operatörler ve düzenleyici kuruluşlar UMTS konusu ile ilgili olarak birlikte ya da bireysel olarak birçok çalışma yapmışlardır. ERC/DEC/(97) 07 Kararı, ERC/DEC/(00) 01 Kararı ile geliştirildi [13]. ITU Radyokomünikasyon sektöründe, IMT-2000 sistemleri ve ötesi konusu en önemli konular arasında bulunmaktadır. UMTS/IMT­2000 çeşitli gruplar bünyesinde yoğun bir şekilde çalışılmaktadır. Avrupa Komisyonu, ECC/PT 1 (eski adıTG 1), UMTS Forum, ITU/WP 8F (eski adı TG 8/1) ve 3GPP gibi birçok kuruluş bu konu ile ilgili çalışmalara devam etmektedir. Ayrıca, ulusal düzeylerde de çalışmalara başlanılmıştır.

CEPT bünyesinde UMTS kullanımı ERC/DEC/(06) 01 Kararında, UMTS için ayrılan bandlar tanımlanmaktadır. ERC/DEC/(06) 01 Karar’ında karasal UMTS için tanımlanan bandlar; 1900-1980 MHz, 2010
- 2025 MHz ve 2110-2170 MHz’dir [14].

4. 3G HİZMETLERİ
3G sayesinde Türkiye'de cep telefonu kullanıcıları için yeni bir dönem başlamış olacaktır. Basit anlatımıyla, hızlı ve görüntülü iletişim olarak bilinen 3G teknolojisi beraberinde pek çok yeni nesil servisin de kullanımına yol açacaktır.

3G sistemlerinin en temel özelliği mobil ortamda genişbant İnternet erişimine imkân sağlanmasıdır. Verilebilecek hizmetler ancak uygulama geliştiricilerin geliştirdikleri uygulamaların farklılığıyla izah edilebilecek olsa da, bu şebekeler üzerinden görüntülü telefon hizmetinin yanında sağlık, eğitim, güvenlik, bankacılık, turizm ve ofis vb. uygulamaları da mobil olarak gerçekleştirilebilmektedir. Kısaca, mobil genişbant veri hizmetlerinin sunulduğu bir ortamda, eğitimden eğlenceye, etkileşimli oyunlardan ticari uygulamalara kadar her türlü hizmete zamandan ve konumdan bağımsız olarak ulaşılabilecektir.

Tüketiciler 3G cihazlarının, sahip oldukları elektronik cihazların direkt olarak yerini alabileceğini düşünmemekle birlikte, bu cihazları TV, Radyo, Oyun Makinesi gibi diğer elektronik cihazlara erişimleri olmadığı zaman kullanılabilecek çok-fonksiyonlu cihazlar olarak değerlendirmektedirler

Kullanıcılara cazip gelen ilk 5 eğlence içerikli servis; radyo dinleyebilmek, şarkı isteği yapabilmek, albüm indirebilmek, TV gibi programlar izleyebilmek ve oyunlar oynayabilmek şeklinde sıralanmaktadır. [1]

5. ÜLKEMİZDEKİ MEVCUT DURUM

Ülkemizde mobil iletişim teknolojilerinin kullanımı1986 yılında NMT ile başlamış ve mobil iletişim 23.02.1994 tarihinden itibaren de sayısal sistemler olan GSM ile birlikte ülkemizde birçok kişi için vazgeçilmez bir ihtiyaç halini almış durumdadır. Ülkemizin GSM ile tanışması ilk önce Ankara, İstanbul ve İzmir’de gerçekleşmiş ve daha sonra diğer bölgelere yayılmıştır.

GSM hizmetleri başlangıçta Türk Telekom ile Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ve Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. arasındaki gelir paylaşımı esasına göre yürütülürken, 27.04.1998 tarihinde, Ulaştırma Bakanlığı ile bu iki işletmeci arasında imtiyaz sözleşmesi imzalanmış ve bu tarihten itibaren GSM işletmecileri lisanslı işletmeciler olarak faaliyetlerini devam ettirmişlerdir. Bu işletmeciler, imzalanan imtiyaz sözleşmeleri ile 900 MHz bandında GSM sistemi işletme hakkını500 Milyon ABD Doları+KDV lisans bedeli karşılığında elde etmişlerdir.

2000 yılının Nisan ayında da 1800 MHz bandında GSM lisansı verilmesi için çalışmalara başlanmış ve söz konusu GSM hizmetlerine yönelik yetkilendirme için yapılan ihale neticesinde 27.10.2000 tarihinde Ulaştırma Bakanlığı ile Telecom Italia Mobile (TIM) firması ve İşBankası ortaklığı olan İş-Tim Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. firması arasında 2.525 Milyar ABD Doları+KDV lisans bedeli karşılığında imtiyaz sözleşmesi imzalanmıştır. Daha sonrada Ulaştırma Bakanlığı ile Türk Telekom iştiraki olan Aycell Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş. firmasıarasında da aynı lisans bedeli üzerinden GSM Görev Sözleşmesi 11.01.2001 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girmiştir.

27.01.2000 tarih ve 4502 sayılı Kanun, 29.01.2000 tarih ve 23948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanun ile telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi ve telekomünikasyon altyapılarının tesisi ve işletilmesi ile ilgili düzenlemelerin yanında sektördeki gerekli diğer düzenleme ve denetleme gibi işleri yapmak üzere Telekomünikasyon Kurumu kurulmuştur. Telekomünikasyon sektörüne ilişkin devletin sahip olduğu yetki ve sorumlulukların belirlenmesi açısından bakıldığında, 4502 sayılı kanunla, politika belirlemenin yanında lisanslama yetkisinin Ulaştırma Bakanlığına, sektöre özgü düzenleme ve denetleme yetkisinin de Kuruma verilmiş olduğu görülmektedir.

4673 sayılıKanunun 7’nci maddesi ile 406 sayılıKanuna eklenen ek madde 27 yer alan “İmtiyaz sözleşmesi akdedilerek yürütülecek olan telekomünikasyon hizmetleri veya alt yapısına yönelik yetkilendirmeye ilişkin planlar Kurum tarafından hazırlanır. Kurum tarafından hazırlanan bu planlar Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından onaylanır ve Kurum tarafından yürütülür.” hükümleri gereği, 3G konusunu da içine alan İmtiyaz sözleşmesi akdedilerek yürütülecek olan telekomünikasyon hizmetleri veya alt yapısına yönelik yetkilendirmeye ilişkin plânlar Kurum tarafından hazırlanması, hazırlanan bu plânların Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından onaylanması ve Kurum tarafından yürütülmesi gerekmektedir [15].

Bu çerçevede, 18/09/2008 tarihli ve 27001 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “IMT-2000/UMTS Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme Planı” uyarınca söz konusu hizmetin yetkilendirilmesine yönelik olarak 6 ay içerisinde ihaleye çıkılması kararlaştırılmıştır. Bu doğrultuda, 9/10/2008 tarihli ve 27019 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ihale ilanında IMT-2000/UMTS Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme ihalelerinin 28 Kasım 2008 tarihinde yapılacağı kamuoyuna duyurulmuştur.

Bu kapsamda, 28 Kasım 2008 tarihinde Kurum Merkez Binasında saat 10:00’da ihale şartnamesi kapsamında dört lisans için başlatılan IMT-2000/UMTS Hizmet ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme ihalelerine Vodafone Telekomünikasyon A.Ş., Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ve Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. (Avea) tekliflerini vermiştir.

Her bir lisans için ayrılan band genişliği ve lisansların asgari değeri Tablo 2’de belirtilmektedir.


Tablo 2. Lisanların asgari değerleri


Söz konusu ihalede,

* A lisansı 358 milyon Avro+KDV'ye Turkcell İletişim Hizm.A.Ş.'ye,
* B lisansı 250 milyon Avro+KDV'ye Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.'ye,
* C lisansı 214 milyon Avro+KDV'ye Avea İletişim Hizm.A.Ş.'ye

ihale edilmiştir.

İhalenin toplam bedeli KDV dahil yaklaşık 970 milyon Avro olarak gerçekleşmiştir. İhale Komisyonunun kararı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından alınan karar ile 28/11/2008 tarihinde onaylanmış ve ihale sonucu kazanan işletmecilerle taslak imtiyaz sözleşmesi 03/12/2008 tarihinde parafe edilerek, düşüncesi alınmak üzere Danıştay'a gönderilmiştir. Danıştay düşüncesinin alınmasını müteakip 30/04/2009 tarihinde 3 işletmeci ile imtiyaz sözleşmesi imzalanmış olup, yine bu sözleşmeler uyarınca üç aylık hazırlık dönemini takiben 30/07/2009 tarihinde üç işletmecimiz Türkiye'de 3G hizmetini abonelerine sunmaya başlayacaktır.

6. SONUÇ
3G şebekeleri üzerinden ses hizmeti sunulacak olsa da esas ağırlığın hızlı ve zengin içerikli veri uygulamalarıolacağı düşünülmektedir. Dolayısı ile, 3G şebekelerinin faaliyete geçmesi ve genişbant erişim imkanlarının artmasının;

-İnternet kullanımının yaygınlaşmasına katkısağlayacağı,

-Bilgi toplumuna geçişte önemli bir etken olacağı,

-Özellikle yazılım alanında yerli firmalara önemli fırsatlar yaratılabileceği,

-Gençlerimize yazılım sektöründe istihdam oluşturabileceği,

-Uzaktan eğitim, m-kütüphane, İnternet üzerinden bilimsel laboratuvarlara erişim,

-İnternet üzerinden dil eğitimi gibi uygulamalar ile eğitime katkı sağlanacağı,

-Yaşlı ve engellilerin uzaktan gözetim ve kontrolünde kolaylıklar sağlayacağı, m-uygulamalar ile vatandaşlarımızın yaşamının daha da kolaylaşacağıbeklenmektedir.


Kısacası, genişbant İnternet hizmetlerinin olduğu bir ortamda, eğitimden eğlenceye, interaktif oyunlardan ticari uygulamalara kadar her türlü hizmet verilebilecektir. Ülkemizde 3G hizmetlerinin sunulabilmesi için ihale yöntemiyle dört işletmeciye lisans verilmesine karar verilmiş olup, yetkilendirme çalışmalarının 2008 yılısonuna kadar tamamlanması ve 2009 yılı içerisinde tüketicilerin yeni nesil hizmetleri kullanabilmesinin sağlanması hedeflenmektedir.


Kaynakça
[1] Candan, M.M., “Üçüncü Nesil Mobil Haberleşme Sistemleri İçin Türkiye’de Uygulanacak Frekans Bandı, Lisans, Servisler, Uygulamalar Ve Ülkemizdeki Durumu”, Uzmanlık Tezi, Telekomünikasyon Kurumu, 2002.
[2] Çalışma Grubu, “IMT-2000/UMTS Hizmet Ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme Planına Esas Rapor”, Telekomünikasyon Kurumu, 2006.
[3] UMTS Ulusal Koordinasyon Kurulu, Alt Çalışma Grubu-1, 3G Dünya Tecrübeleri, Aralık 2002, s.9.
[4] Huber, J. F., UMTS, The Mobile Multimedia Vision for IMT-2000 Standardization, IEEE Commun. Mag., s129, 2000.
[5] AB, Decision No 128/1999/EC of The European Parlıament and of The Council of 14 December 1998 On The Coordinated Introduction Of A Third-Generation Mobile And Wireless Communications System (UMTS) In The Community,1998.
[6] National Telecommunications And Post Commission, Allotment of Spectrum in the Frequency Bands of 2nd and 3rd Generation Mobile Communications Systems in Greece and Granting of Relevant Individual Licenses, 2001.
[7] Regulatory framework for 3G mobile communications in the EU, Jean Piquemal, ITU- BDT Seminar on Network Evolution, Sofia, Bulgaria, 21-24 January 2003.
[8] Commission of the European Communities, Annex to The European Electronic Communications Regulation And Markets 2006 (12nd Report), 2007, Volume I, Brussels. s.18.
[9] Cullen International SA, http://www.cullen-international.com, 2004.
[10] UMTS Forum, UMTS/IMT-2000 Spectrum, Report No:6, s18, 1999.
[11] ITU, Radiocommunication Study Groups, Development Of A Preliminary Draft New Recommendation For The Implementation Of Frequency Bands Identified For Terrestrial Component Of IMT-2000, Document No. 8F/5, Sweden, 2000.
[12] European Radiocommunications Committee-ERC, ERC Decision of 30 June 1997 On The Frequency Bands For The Introduction Of The Universal Mobile Telecommunications System (UMTS), ERC/DEC/(97)07, 1997.
[13] European Radiocommunications Committee -ERC, ERC Decision of 28 March 2000 Extending ERC/DEC/(97)07 On The Frequency Bands For The Introduction Of Terrestrial Universal Mobile Telecommunications System (UMTS), ERC/DEC/(00)01, 2000.
[14] ECC Decision of 24 March 2006 on the harmonised utilisation of spectrum for terrestrial IMT­2000/UMTS systems operating within the bands 1900 - 1980 MHz, 2010 -2025 MHz and 2110 - 2170 MHz (ECC/DEC/(06)01), 2006.
[15] Telekomünikasyon Kurumu, IMT-2000/UMTS Hizmet Ve Altyapılarına İlişkin Yetkilendirme Planına Esas Raporu, Aralık 2006.